Şiir ahenk tablosu

A- SÖYLEYİŞ: Vurgu ve tonlamalar sayesinde temayı sesle sezdirecek hale getirmedir. Çünkü insan yaptığı vurgu ve tonlamalarla bütün duygularını anlatabilir. Biz söyleyiş tarzından o kişinin sevinçli mi, üzüntülü mü, heyecanlı mı, öfkeli mi olduğunu anlarız.

VURGU, kelimelerde genellikle son hecenin veya cümlelerde bazı sözcüklerin daha baskılı söylenmesidir.

TONLAMA, ise cümlenin söylenişi sırasında sesi anlama göre düzenlemedir.

B- ÖLÇÜ (VEZİN):

Şiirin dizelerindeki hecelerin sayılarının ya da uzunluk kısalıklarının üzenli biçimde sıralanması temeline dayanan uyuma ölçü (vezin) denir.

Türk edebiyatında hece vezni, aruz vezni ve serbest vezin olmak üzere üç türlü vezin kullanılmıştır.

1) HECE ÖLÇÜSÜ (VEZNİ)

Hece ölçüsü, dizelerdeki hece sayılarının eşit olması kuralına dayanan bir ölçüdür. Buna göre hece ölçüsü:

1-Türk dilinin yapısına uygun bir ölçüdür.

2-Şiirin bütün dizelerindeki hece sayıları eşittir.

3-Dizedeki hece sayısına kalıp denir.

4-Bir dize kaç heceden oluşuyor ise o dizeninin kalıbı odur. Mesela her dizesinde 8 hece bulunan bir şiirin kalıbı 8’li hece kalıbıdır.

5-Hece sayısı genellikle 7’li, 8’li, 11’li kalıplardan oluşur.

6-Dizelerdeki heceler kalıp içinde belli duraklara ayrılırlar.

DURAKLAMA VE DURAK

Şiirdeki bir dizenin belli bölümlere ayrılması ve bu bölümlerin okunması sırasında hafifçe durularak vurgulanmasına durak denir

Durak mısra içinde nağmeyi ve ritmi sağlamada kullanılan bir sistemdir.

DURAKLARIN ÖZELLİKLERİ

a-Hece ölçüsünde duraklar kelimenin sonunda olur. Durak kelimeyi bölmez.

b- Durak, şiir okunurken kulağa uyumlu gelen söz öbekleri arasıda yapılır.

c- Durak şiire okuma kolaylığı sağlar.

d- Durak yerleri (/) işaretiyle gösterilir.

e- Az heceli kısa dizelerin kalıpları genellikle tek duraklıdır. Bu durakta dizenin sonundadır.

f- Hece sayısı eşit olsa da durakları her dizede farklı yerde olan şiirler duraksız sayılır.

g- Ancak bir şiirde iki farklı duraklı kalıp kullanılabilir.

h- Dizedeki hece sayısı çift ise durak genellikle heceleri eşit böler. 8=4+4

ı- Dizelerde ki hece sayısı tek ise genellikle hece sayısı çok olan durak veya duraklar önde, hece sayısı az olan durak sonda bulunur. 7=4+3, 11=6+5, 11=4+4+3 gibi.

j- 5’li, 6’lı, 7’li, 8’li kalıplarda durak olmayabilir.

k- En çok kullanılanları 7’li, 8’li, 11’li, 14’lü kalıplardır.

2) ARUZ ÖLÇÜSÜ (VEZNİ)

10. yy kadar hece ölçüsü ile devam eden şiir geleneğimiz, İslamiyeti kabul etmemizle beraber Arap ve Fars kültürünün etkisiyle değişmeye başlamış ve aruza geçilmiştir. Aruz ölçüsü Araplardan Fars(İran) şiirine oradan da Türk şiirine geçmiştir.

Aruz ölçüsü, hecelerin açık(kısa) ve kapalı(uzun) olmaları özelliğine dayanan bir ölçüdür.

Sonu sesli harfle biten hecelere açık veya kısa hece denir ve nokta( . )işaretiyle gösterilir.

i-ri , a-sı-lı , i-ki

. . . . . . .

Sonu sessiz harfle biten hecelere kapalı veya uzun hece denir ve çizgi( - ) işaretiyle gösterilir.

İl-ker , siz-den , ır-mak , ört-mek

- - - - - - - -

Türkçede bulunmayıp sadece Arapça ve Farsça kelimelerde bulunan a , ı , o , u gibi uzun ünlüleri kapalı yani uzun hece kabul edilir ve çizgiyle( - ) gösterilir.

a-şık , a-lim , i-cad , su-ret , yar , dost

- - - - - - - - - -

NOT: Dize sonlarındaki bütün heceler, açıkta olsa, kapalı hece sayılır ve çizgi(-) işaretiyle gösterir.

Bu harmanın gelir sonu kapıştırın giderayak

Yarın akarsınız söner bugün çatırdayan ocak.

.-.- /.-.-/.-.-/.-.- (mefailün, mefailün, mefailün, mefailün)

3) SERBEST ÖLÇÜ:

Dizelerinin oluşturulmasında herhangi bir ölçü birimi kullanılmayan şiirlerdir. Bu şiirlerde hecelerin sayılarına veya uzunluk kısalıklarına bakılmaz. Çünkü şair bu biçimlere uyup uymamakta serbesttir. Hatta kafiye kullanıp kullanmamakta bile serbesttir. Bu şiirlerde ahenk, ölçüden değil dilin özgün şekilde kullanılmasından, titizlikle seçilmiş sözcüklerden, vurgudan, tonlamalardan oluşur.

Serbest şiir:

Ölçüsüz ve uyaksız olabilir.

Ölçüsüz ama uyaklı olabilir.

Nazım birimi (beyit, dörtlük, bent vb.) bakımdan serbest olabilir.

C) KAFİYE VE REDİF:

KAFİYE(UYAK):

Şiirlerde en az iki dize sonunda, anlamları farklı, yazılışları aynı iki sözcük arasındaki ses benzerliğine uyak (kafiye) denir.

Kafiye şu hususları sağlar:

a) Her mısranın ahenkli bir şekilde kesilmesini sağlar.

b) Şiirin akılda daha kolay kalmasını sağlar.

c) Anlamca ilgisiz görünen mısraları kaynaştırır.

d) Yeni fikirlerin bulunmasına katkıda bulunur.

e) Şiire söyleyiş güzelliği kazandırır.

f) Şiirde ahengi sağlar.

g) En az iki mısrada aranır.

REDİF:

Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesine redif denir.

Redif:

· Şiirde ahengi sağlar.

· Kafiyeler kelime kökünden başlayarak bulunur. Yani önce kafiye sonra redif gelir.

· Her mısranın sonunda redif olmayabilir ama redif varsa mutlaka kafiyede vardır.

· Ayrıca redifler kasidelere isim olurlar. Mesela Fuzuli’nin “Su” redifli kasidesi, Ahmet Paşanın “Kerem” redifli kasidesi gibi.

· Redif kendi içinde ek redif, sözcük redif, söz öbeği redif ve nakarat redif gibi türlere ayrılır.

ŞİİRDE AHENK (SES VE RİTİM) UNSURLARI

KAFİYE ÇEŞİTLERİ:

1) YARIM KAFİYE: Dize sonlarındaki sözcüklerde görülen tek ses (harf) benzeşmesine yarım kafiye denir.

2) TAM KAFİYE:Dize sonlarındaki bir sessiz ile bir sesli olmak üzere iki ses benzerliğinden oluşan kafiyeye tam kafiye denir.

3) ZENGİN KAFİYE:Dize sonlarındaki üç ve daha fazla sesin benzeşmesiyle oluşan kafiyedir.

4) CİNASLI UYAK:Yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan iki kelimenin mısra sonunda kullanılmasıyla yapılan kafiyedir.

KAFİYE ÖRGÜSÜ (DÜZENİ, ŞEMASI):

Mısraların son seslerine bakılarak bir mısranın hangi mısra ile kafiyeli olduğunun gösterilmesine kafiye örgüsü denir. Kafiye düzeninde her mısra bir çizgiyle, kafiyeler de harflerle gösterilir. Birbiriyle kafiyeli olan dizeler ise anı harfle gösterilir.Çeşitleri şunlardır:

1)Düz uyak: Dizelerin kendi arasında uyaklanmasıyla oluşan kafiye örgüsüdür. Dörtlüklerde aaaa, aaab, aabb; beyitlere ise aa, bb, cc şeklinde gösterilir.

------- a ------ a ……….a

------- a ------a ……….a

-------a ------a ……….b

-------a ------b ……….b

2) Çapraz kafiye: Dörtlükte birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü mısranın kafiyeli olmasıdır.abab şeklinde gösterilir.

3) Sarma kafiye: Her dörtlüğün birinci ve dördüncü, ikinci ve üçüncü dizeleri kendi arasında kafiyelidir.Kafiye düzeni abba , cddc şeklindedir.

4) Mani tarzı kafiye: dizelerden bir, iki ve dördün kafiyeli üçün serbest olmasıdır. Kafiye düzeni aaxa şeklindedir.

D) ALİTERASYON:

Mısralarda aynı ünsüz harflerin tekrarlanmasından oluşan ahenktir.

“Çözülen bir demetten indiler birer birer.”

“b, r” sesleri aliterasyon oluşturur.

“Eylülde melül oldu gönül soldu da lale

Bir kaküle meyletti gönül geldi bu hale.”

“l” sesi aliterasyondur.

E) ASONANS:

Mısralarda aynı ünlü harflerin tekrarlanmasından oluşan ahenktir.

“Senin kalbinden sürgün oldum ilkin

Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği.”

Sezai Karakoç

“ü” sesi asonans oluşturur.

F) İÇ KAFİYE:

Mısra içinde fazladan yapılan ve mısra sonlarındaki uyakla uyumlu olan ses benzerliğidir.

“Kamu bimarına canan devayı derdi der ihsan

Niçün kılmaz bana derman beni bimar sanmazmı.” Fuzuli

“canan, derman” iç kafiye oluşturur.

G) KELİME TEKRARI:

Şiirde ahengi sağlayan unsurlardan biride mısralarda aynı kelimelerin tekrar edilmesidir.

“Kar yağıyor, yine kar yine mahşer gibi kar.

Beyaz bir sükut işte, kar yağıyor kar, kar, kar

Sanırım ki uçuyor gözümde hatıralar

Beyaz bir sükut işte, kar yağıyor kar, kar, kar



Labels:



comment closed